23 Eylül, 2012

Yamuk Bakmak


Slavoj Jijek'in Lacancı (Jacques Lacan) felsefe zemininde kalarak Hitchcock filmlerini, korku duygusu ile filmlerde kullanılan korku öğelerini, günümüz popüler kültürünü incelediği, tüm bunları incelerken de 'Yamuk Bakmak' tekniğini kullandığı şahane kitap.
Yazarı, Cihan Aktaş'ın tavsiye ettiği yazarlar arasında görerek keşfettim. Yamuk bakmak tekniği ile tanışmak da yararlı oldu, nadir de olsa hayatlarımızda bilmeden uyguladığımız bir teknik, fakat hakkında daha detaylı bilgi edinerek olaylar ve durumlar karşısında 'bilinçli' olarak uygulamak sanırım daha yerinde ve daha eğlenceli olacaktır.
Nedir yamuk bakmak? Herhangi bir arzumuza (nesneye, insana, duyguya karşı duyulan olabilir) düz baktığımızda yani çoğu zaman yaptığımız klasik yöntem, o arzunun oyuncağı olma, peşinden sürüklenme ihtimalimiz yüksek. Tam tersi, yani yamuk bakma durumunda (nadir veya hiç uygulamadığımız yöntem) arzu bizim oyuncağımız olur ve olaylara, durumlara karşı daha objektif olma şansı yakalarız. Şeylerin ve meselelerin özüne inerek, aynı zamanda kuş bakışını kaybetmemektir bu. Daha detaylı örnekleri kitapta bulmak mümkün. Sosyoloji, felsefe ve psikoloji ile ilgilenenlere aynı zamanda sinema dünyasından örneklere meraklı olanlar için kesinlikle tavsiye edebileceğim, keşfettirdikleri bakımınından heyecan verici ve sıradan olmayan bir kitap. İnsanın günlük hayatında gerçeklerden ve meselelerden nasıl kaçtığı, kaytardığına dair de çarpıcı örnekler barındıran bir kitap aynı zamanda.
'Toplama kampını ''göreli' bir şey gibi sunmaya, onu biçimlerinden birine indirgemeye, onu özgül bir toplumsal koşullar kümesinin sonucu olarak kavramaya, toplama kampı yerine Gulag ya da holokost terimlerini tercih etmeye çalışan her girişim, çoktan gerçeğin dayanılmaz ağırlığından kaçıldığına işaret eder.'
Ekolojik sorunlardan insanların kaçısı hakkında ise;
'meselenin gayet ciddi olduğunu, hayat memat meselesi olduğunu biliyorum, ama yine de...(aslında buna inanmıyorum, bunu simgesel evrenime dahil etmeye hazır değilim, bu yüzden de ekoloji günlük hayatım için kalıcı bir sorun yaratmazmış gibi davranmayı sürdürüyorum.'
'Özne kendine grubun gözüyle bakar, onun sevgi ve saygısını hak etmeye çabalar.'
''İyi', bu kötü Şey ile  aramızda bir mesafe, onu tahammül edilebilir kılan bir mesafe bırakmanın bir yoludur sadece.'
'Eğer bilinçli olarak haysiyetli olmaya yada saygı uyandırmaya çalışırsam, gülünç bir son elde edeceğimdir. Bu durumların genel paradoksu, en önemli şeyler bunlar oldukları halde, onları faaliyetlerimizin dolaysız amaçları haline getirdiğimiz anda elimizden kaçmalarıdır. Onları yaratmanın tek yolu, faaliyetlerimizi onlar üzerine odaklamamak, onun yerine başka hedefler peşine düşüp bunların kendiliğinden 'ortaya çıkacağını ummaktır.'